Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin; öğrencilerin akademik, psikolojik, sosyal ve fiziksel gelişimlerini desteklemede kritik rol oynadığına dikkat çekilen açıklamada, bu hizmetler sayesinde devamsızlık ve okul terklerinin azaldığı vurgulandı. Ayrıca şiddet, akran zorbalığı, siber zorbalık ile madde ve teknoloji bağımlılığı gibi günümüzde giderek artan sorunlarla mücadelede profesyonel desteğin önemine işaret edildi.
Ancak mevcut mevzuatın bu ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu belirtildi. Hâlihazırda yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre; ilkokullarda en az 300, ortaokul ve ortaöğretim kurumlarında ise en az 150 öğrencisi bulunan okullara bir rehber öğretmen normu veriliyor. Bu sınırların altında kalan okullarda ise rehber öğretmen bulunmuyor.
Bu durumun, özellikle öğrenci sayısı düşük olan okullarda rehberlik hizmetlerinin aksamasına neden olduğu ifade edildi. Rehber öğretmen normu bulunmayan okullarda hizmetlerin, farklı okullardan görevlendirilen öğretmenlerle yürütülmeye çalışıldığı; ancak bu geçici çözümlerin yeterli olmadığı kaydedildi. Özellikle özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ile yürütülen süreçlerde ciddi sorunlar yaşandığı belirtildi.
Açıklamada, rehber öğretmen atamalarının asgari öğrenci sayısına bağlanmasının; önleyici, koruyucu, geliştirici ve iyileştirici rehberlik hizmetlerinin öğrenci ve velilere yeterince ulaştırılamamasına yol açtığına dikkat çekildi.
Eğitim-Bir-Sen, bu sorunların çözümü için her okulda en az bir rehber öğretmen bulunmasını sağlayacak yasal düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini talep etti.
Bakanlığa gönderilen yazıya buradan erişebilirsiniz