Şekerci açıklamasında, bazı sendikaları eleştirerek, “propaganda sendikacılığı” yapıldığını öne sürdü. Daha önce de çağrıda bulunduklarını belirten Şekerci, “İdeolojik bagajları bir kenara bırakıp eğitim çalışanlarının gerçek sorunlarını konuşalım dedik ancak bu çağrılar karşılık bulmadı” dedi.
Her yıl sendikal yetki sürecinde benzer tartışmaların yaşandığını savunan Şekerci, kamuoyunda “15 Mayıs sendromu” olarak nitelendirdiği duruma dikkat çekti. Açıklamasında, geçmişte yetkili oldukları dönemde eğitim çalışanlarına somut kazanım sağlayamadığını iddia ettiği kesimlerin, bugün Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen’e yönelik eleştirilerle gündeme geldiğini belirtti.
Eğitim çalışanlarının bu tür söylemlere itibar etmediğini dile getiren Şekerci, sendikalarının polemiklerden uzak durduğunu ve çözüm odaklı hareket ettiğini söyledi. “Bizim rotamız emeği kutsal bilenlerin yoludur” ifadelerini kullanan Şekerci, diğer sendikalara da somut öneriler sunma çağrısında bulundu.
Şekerci, eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesinin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Bu sorunlar ideolojik tartışmalara kurban edilemeyecek kadar hayati önemdedir” dedi.
Açıklamasının sonunda Eğitim Bir-Sen olarak çözüm üretmeye devam edeceklerini belirten Şekerci, eğitim çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.