Yavuz, açıklamasında son dönemde kamuoyuna yansıyan sendikal tartışmaların, Türkiye'de memur sendikacılığının yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyduğunu savundu. Bazı sendika yöneticileri hakkında çeşitli iddialar dile getiren Yavuz, sendikal hareketin itibarına zarar verecek gelişmeler yaşandığını öne sürdü.
Şeffaflık, tarafsızlık ve sendikal bağımsızlık konularına değinen Yavuz, bazı sendikaların kamuoyuna verdikleri mesajlarla uygulamalarının örtüşmediğini iddia etti. Açıklamasında, mali uygulamalar ve temsil ödemeleriyle ilgili eleştirilerde de bulunan Yavuz, kamuoyunun bu konularda daha fazla bilgi sahibi olduğunu savundu.
Sendikaların siyasi ilişkileri konusunda da değerlendirmelerde bulunan Yavuz, bazı yapıların siyasi etkiler altında kaldığını ileri sürerken, Eğitim-Bir-Sen'in ise sendikal faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürdüğünü ifade etti.
Uluslararası çalışmalarına da değinen Yavuz, sendikanın hem yurt içinde sendikal gündemi belirlemeye devam ettiğini hem de uluslararası platformlarda çeşitli girişimlerde bulunduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemde yeni eğitim projeleri, uluslararası sempozyumlar ve çeşitli etkinlikler gerçekleştireceklerini açıklayan Yavuz, sendikal çalışmalarını üretim, eğitim ve kardeşlik anlayışı çerçevesinde sürdüreceklerini belirtti.
Yavuz, açıklamasının sonunda kamuoyunu Eğitim-Bir-Sen'in çalışmalarını takip etmeye davet etti.
İşte Yavuz'un o açıklamalar:
MANZARA-İ UMUMİYE ZİYADESİYLE İBRETLİK BİR HAL ALMIŞTIR!
“O sendikayı fetöcüler kurdu. Vekil, ...., kurucu genel başkanın ceza almaması için kefil oldu, cesaretleri varsa çıkıp yalanlasınlar.”
“Rakı parasını sendikadan karşılayan daha ne yapmaz ki? Onca suçlama karşısında ben böyle bir şey yapmadım, ispat etmeyen şerefsizdir, haysiyetsizdir demiyor.”
“Genel Başkan, fetöcü değilim diye dava açmadı, benim bilgilerime nereden ulaştın, diye dava açtı.”
“Üyelerini PKK’lı diye yaftalayan bir sendika başkanı düşünülebilir mi?”
“Temsil hakkı ve ek ders ödemesi dört ay öncesine kadar 50.000 lira ödeniyordu, benim teklifim ve talebimle 10 bine indirilmiştir.” “MHP Bolu İl Başkanı, Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanının görevden alındığını duyurarak, liderine sadık olmayan hiçbir kimseyle yolculuğumuz yok, dedi.”
… Ülkemizde, memur sendikacılığının, acilen ele alınması gerektiği, gecikilmesi halinde sendikacılığın, telafisi mümkün olmayan şekilde zarar göreceği ile ilgili tespitimizde ne kadar haklı olduğumuz anlaşılmıştır sanırım. Büyük laflar ettiler. Fark edilebilmek için en galiz küfürler, iftira ve çarpıtmalarla saldırdılar. Bizim üzerimizden kendilerini ifade etmeye çalıştılar.
Eleştiri adına, yaptıklarımızı değersizleştirmeyi denediler. Ortaya bir şey koyamadılar ve artık kendi sicillerinde boğulma evresine sürüklendiler. Seviyeli olacaklardı, ilk sınavda çakıldılar. Temiz dil kullanacaklardı, eğitimcilerin yüzünü kara çıkaracak manzaralar sergilediler. Apolitik olacaklardı, muhalefet vekillerinin önce oyuncağı sonra da maskarası oldular. Şeffaf olacaklardı, maaş bordrolarını yayınlıyor, temsil hakkı, ek ders vs. başka hiçbir ödeme almadıklarını ilan ediyorlardı.
Gördük ki kamuoyunu yanıltmışlar, dürüst davranmamış, açık açık yalan söylemişler. En ibretlik olanı ise, bize yıllar yılı, “sendikamsı yapı” diye saldırıp, camiamızın bütün vakıf, dernek ve teşkilatlarını “sakıncalı” ilan edenlerin içine düştükleri acınası durumlarıdır. Şimdi kamuoyu, eylem kararı alması yasaklanan, aldığı eylem kararı iptal ettirilen, şube başkanının parti il başkanı tarafından görevden alınabilen hilkat garibesi bir yapıyı görüyor ve hayretle izliyor. Bütün bunlar olurken biz ise, bir taraftan ülkemizdeki sendikal gündemi belirliyor diğer taraftan Cenevre’de bir katliamcıyı susturmak için fitili ateşliyor; bakanlık, işveren ve emek kesimi temsilcilerini harekete geçiriyorduk.
Seviyesizliği ve açmazları ile sürekli bölünen, üyesinin iradesini genel yönetim kurulu üyeliği için pazara çekip satışa çıkaran, bir partinin iç kargaşasında taraf olup siyaset yapan ve siyasetin esiri olanlara inat; Yakında başlatacağımız yeni eğitim hamlesiyle, uluslararası sempozyum ve diğer etkinliklerle bir sendika, seçim sürecinde bile üreterek nasıl kardeşlik ve eğitimci duruşu ile yönetiyor kamuoyuna göstereceğiz.
Bizi izlemeye ve farkımızı fark etmeye davet ediyorum.
Talat YAVUZ
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri
SENDİKA BÜLTENİ SAYFASINI